İnsanlar Neden Saçma Şeylere İnanır pdf indir
Edebiyat PDF Kitap İndir

İnsanlar Neden Saçma Şeylere İnanır PDF İndir

İnsanlar Neden Saçma Şeylere İnanır PDF İndir kitabı 2007 yılında basılmıştır.Kitap toplam olarak 615 sayfadan oluşmaktadır.Kitabın yazarı ise Michael Shermer´dir.

İnsanlar Neden Saçma Şeylere İnanır ÖZET

İnsanlar Neden Saçma Şeylere İnanır PDF İndir özet, Kuşkuculuk ya da yanlışların ortaya serilmesi, ço­ğunlukla güvenli ve akla yatkın bir yaşam için mutlak olarak yapılması gereken ama açık bir kutlama için hem çekici olmayan hem de değersiz görünen -süprüntüleri
düzenleme gibi- etkinliklere ayrılan kötü eleştirileri alır.

Yine de etkinlik, Cari Sagan’ın son ki­tabı Şeytanın Uğradığı Dünya’ya kadar asil bir geleneğe sa­hiptir. (Ben de bu tarzda bir kitap -İnsanın Yanlış Ölçümü­ yazmış olduğumdan, bu girişimdeki kendi inancıını itiraf etmeliyim.) Hem entelektüel hem de ahlaki olarak kuşkucu­luk gereksinimi, insanların “düşünen sazlar” yani hem görkemli bir şekilde tek hem de az bulunur bir şekilde hassas olduğunu söyleyen Pascal’ın ünlü mecazi gözle­minden doğmuştur.

Dünyadaki yaşamın tarihi içinde sa­dece bizim türüroüze balışedilen bilinç, şimdiye kadar ge­lişen en tanrısal biçimde güçlü evrimci buluştur. Rastlan­tısal ve önceden bilinemez olsa da bu, homo sapiens’ e hemkendi türüroüzün tarihi hem de tüm çağdaş biyosfer yaşamı üzerinde eşsiz bir güç vermiştir.Ama biz mantıklı yaratıklar değil, düşünen sazla­nz.

Bizim düşünce ve hareket modellerimiz nezaket ve aydınlanmaya olduğu kadar yıkım ve acımasızlığa da yol açar. Karanlık tarafımızın kaynaklan konusunda tahmin yürütmek istemiyorum: Onlar “diş ve pençedeki doğal kırmızının” evrimci miraslan mıdır yoksa sadece bir bey­nin şimdi bizim toplu yaşamlanmızı düzenleyenlerden farklı olan oldukça farklı işlevleri yerine getirmek için

ta­sarlanan çalışmasında uyum sağlayamayan saçma olaylar mıdır? Her durumda, -her ikisi de din, mutlaklık, Bir ideal için yapılan eğlemlerde kendimizi görüyoruz. Hiç kimse insa­nın, doğamızın iki kutbu arasında fark edilen bu ikilemi­ni, on sekizinci yüzyılın ortasında Alexander Pope’ dan daha iyi ortaya koyamamıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir